Yeni sezon yeni umutlar

Moskova Fuarı'nı geride bıraktığımız şu günlerde hepimiz yoğun şekilde sezon hazırlıkları içerisindeyiz. Önümüzdeki Kiev fuarından sonra hepimiz sezon hazırluğuna yoğunlaşacağız.   Kış aylarını işsiz geçiren bir çok çalışanımız aranmayı ve bu bekleyişin bitmesini tekrar işlerine dönmeyi bekliyorlar. Nisan onlar içinde yavaş yavaş para kazanılmaya başlayan ve geleceğe biraz olsun ümitle bakmalarını sağlayan ay. Baharın gelmesi doğanın yeşillenmesiyle beraber turizm sektöründe de hareketlenme başlamakta. İş görüşmeleri yoğun şekilde sürerken tesisler yeni sezonda beraber çalışacakları tedarikçileriyle masa başında kozlarını paylaşmaktalar. Sen ne veriyosun ne kadar fiyat indirimi alacağım gibi konular şu günlerde sektörün gündeminde. Acentalar hizmet sağlayıcılarıyla, kuyumcusuyla, halıcısıyla, dericisiyle daha büyük platformlarda mücadele verirken , tesisler seviyesinde rakamlar daha küçülüyor ve en alt tabakada ise çalışanlar iş veren konumundaki tesis ve acentalarla kozlarını paylaşıyorlar. Yani tam bir uyanma söz konusu herkes pür dikkat kendini gelen sezona hazırlıyor. Bu arada geride bıraktığımız fuarlarda ülkemize olan ilginin artmış oluşu ve rezervasyonlardaki iyi gelişmeler hepimizin sezona umutla bakmasına neden oluyor. Avrupa pazarındaki hareketlenme ve rezervasyon artışı hepimizi umutlandırıyor. Moskova fuarında ülkemizin açık farkla liderliği devam ediyor ve sürecek gibi görünüyor. Rehavete kapılmadan misafir memnuniyetini göz ardı etmeden ilerlediğimiz sürece bu pazarlardaki liderliğimizi uzun yıllar koruyacağımızı düşünmekteyim. Biz artık dünya turizm piyasasının en önlerinde yerimizi almış ve büyük bir potansiyele ulaşmış bulunmaktayız. Kitle turizminde büyük başarılar elde ettik. Yapmamız gereken sadece kitleye değil aynı zamanda kaliteye oynamak. Fiyat rekabetiyle birbirimize hayatı zorlaştıracağımıza el ele verip ortak fiyat politikalarıyla fiyatlarımızı yukarı çekmektir. Hepimizin bildiği gibi azalan kişi başına gelir ve artan maliyetler en büyük problemlerimiz. Bu problemleri ancak fiyatlarımızı yukarı çekebilirsek çözebiliriz. Yani birlik olmalı ve bir gövde olmalıyız. Ülkemizin sahip olduğu avantajları iyi kullanmalı ve sağlıklı geleceği beraber şekillendirmeliyiz. Ancak o zaman aynı dilden konuşur ve problemlerimizin çözümü için gerekli kamu oyunu oluşturabiliriz. Hiç bir işveren çalışanlarını kış aylarında işsiz bırakmaktan dolayı mutlu değildir. Tesislerin ve firmaların gerçek kültürünü oluşturan çalışanlarının sezonun yılı kapsamaması nedeniyle sektörden ayrılmalarından hiçbirimiz memnun değiliz. Ruhu oluşturan çalışanların sürekli iş sahibi olabilmeleri ve tesisleri kış aylarındada açabilmek için devletten destek gerekmektedir. Bunu hep beraber bir olup dile getirirsek o zaman çözüm bulunacaktır. Onun için ilk olarak birlik olmalı ve aynı hedeflere doğru çalışmalyız. Bizleri yöneten ve bizi temsil edenlerin eğer bizler bir olursak bizim problemlerimize çözüm bulmaktan başka şansları olmayacaktır. El ele verir ve aynı çözümler için çalışabilirsek bizleri hiç kimse tutamaz. 2008 sezonunun hepimize hayırlı olması ve başarılarımızın gün geçtikçe artması dileğiyle hepinize iyi haftalar...