Turizmci gözüyle ITB 2008

Türkiye'nin Avrupa pazarındaki üstünlüğü ve ağırlığı artık kendini iyice ortaya koymuş durumda. Erken rezervasyon döneminde gelen rezervasyon sayıları 2008 yılının ülkemiz için çok iyi geçeceğini gösteriyor.    Bu hafta sizlere Berlin'den yazıyorum. Uluslararası Turizm Borsası Berlin'de 5 ila 9 Mart tarihleri arasında düzenlendi. Bu satırları okuduğunuz bu gün fuarın son günü Türkiye'nin Avrupa pazarındaki üstünlüğü ve ağırlığı artık kendini iyice ortaya koymuş durumda, bütün büyük tur operatörleri 2008 yazında ülkemizle ilgili ciddi bir artış olacağına göre uçak programlarını yapmışlar, erken rezervasyon döneminde gelen rezervasyon sayıları 2008 yılının ülkemiz için çok iyi geçeceğini gösteriyor.   Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın Basın toplantısına katıldım. 2007 yılında 24 milyon turist konuk etmiş olan ülkemizin daha ne büyük potansiyeli olduğuna gönülden inanmış ve ülkemizin turistik açıdan gelişmesinin turizmin çeşitlendirilmesinden geçtiğinin farkında olan bir bakanımız olması kanımca dünya sıralamasında ilk 5 olan hedefimizin gerçekleştirilme süresini çok kısaltacak ve ülkemiz dünyanın en çok turizm geliri elde eden ülkeleri arasında ilk 5'e çok kısa sürede girecektir.   Türkiye Avrupa'daki tur operatörlerinin rüzgarını arkasına almış ve ciddi bir mesafe kaydetmiştir. Bu yolu kaydederken sürekli olarak ön plana çıkan ve yabancı partnerlerimiz tarafından sürekli dile getirilen Türk turizmcilerinin ve Türk yatırımcıların ürün geliştirmekte ve politika oluşturmakta gösterdikleri üstün işbirliğidir.   Bunun yanında özellikle son dönemde yapılan tanıtım çalışmaları ve Kültür ve Turizm Balkanlığı Tanıtma Genel Müdürü Sayın Özgür Özaslan ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kampanyalar ülkemiz turizminin almış olduğu yolda büyük rol oynamışlardır.   Her sene ITB sırasında günlük olarak yayınlanan ve Almanya'nın en çok okunan Turizm dergisinin bütün kapaklarında Türkiye var. Berlin'in birçok yerinde ülkemizle ilgili afişler duvarları süslüyorlar. Yer seçimleri çok güzel yapılmış.   Bu sene ITB'ye Türkiye adını büyük harflerle yazdırdı diyebilirim.   Türkiye standı çok güzel dizayn edilmiş. Ama yine aynı konu dikkati çekiyor. Eskiden Türkiye standında sigara içilip gazete okunuyordu, şimdi sigara yasağı olduğu için sigara içilmiyor ama ne yazık ki gazete okumaya devam ediliyor.   Ülke tanıtımı ve ürün tanıtıma için geldiysek ya erken kalkıp gazetemizi otelde okuyalım ya da birkaç gün okumayalım. Şu alışkanlığımızdan bir kurtulsak daha güzel olacak.   Bir eleştirim ' Türkiye'nin renkleri' teması içerisinde hazırlanan Türk gecesine olacak. 6 Mart akşamı tarihi Schiller Tiyatrosunda yapıldı. Türkiye'nin bütün renklerinin sunulmaya çalışıldığı program 19:30 da başladı ve 23:00 de hala devam ediyordu ve daha sonra Dolapdere Big Gang sahne alacaktı derken insanlar kanımca biraz abandone oldular. Yoğun geçen fuar gününden sonra bu kadar kültür sanıyorum çok fazla oldu. Klasik müzikten, tangoya, fazıldan, piyanoya, Baleden, modern dansa, operadan, vurmalı sazlara kadar bütün renklerin bir araya toplandığı program insanları yüksek doz kültür şokuna soktu diyebiliriz. Büfede başarısız olunca gece ciddi kritik aldı. Gereksiz bir boy göstermeydi diyebiliriz.   Bütün gün fuar standlarında kafası şişen misafirlerin kafası kazan oldu.   Ama bu kadarı da olsun, nazar boncuğu olur, her şey çok güzel olursa nazara geliriz.   2010 yılında Türkiye ITB Berlin'in resmi partner ülkesi, konuyla ilgili protokolde Sayın Bakanımızın yapmış olduğu basın toplantısının akabinde İmzalandı. Bu ülkemiz açışından ciddi ve önemli bir anlaşma çünkü resmi partner olunduğu zaman ülke tanıtımında fuar süresince çok büyük imtiyazlara sahip olunmakta.   Hepinize yağmurlu ve soğuk Berlin'den iyi pazarlar....   Sevgilerimle....