Her şeye rağmen

Sevgili Akdenizliler ve sevgili turizm sektörünün emektarları, ülkemizde turizm sektörünün önemi her geçen gün artmaktadır. 2007 senesinde 23 milyona ulaşan ziyaretçi sayısının bu sene 27 milyona ulaşması beklenmektedir.  Ocak- Mayıs 2008 döneminde turizm gelirleri önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,5 artışla 5 milyar 332 milyon dolar seviyelerine ulaştı. Dış kaynak kullanımının bu kadar düşük olduğu ve ekonomiye olan büyük katkısının göz ardı edilemeyecek seviyelere çıkması sektörle ilgili problemlerin de artık göz ardı edilemeyeceği gerçeğini gündeme getirmektedir. Bu kadar dev bir sektörün belli yasalar dahilinde ele alınması çalışanlarının yasalar dahilinde korunması ihtiyacını doğurmaktadır. Son günlerde sürekli olarak gündeme gelen turizm sektöründe kalifiye eleman sorunu ve sektördeki profesyonellerin hiçbir yasal desteği olmaması gibi sorunlar, zorunlu olarak çözüme kavuşturulmak durumundadır. Dile getirmek istediğim konu ülkemizde turizm ekonomisinin ayrılmaz ve göz ardı edilemez bir parçası ve çok önemli döviz açığını kapatan bir ögesi olmuş durumdadır. Bu nedenlerden dolayı sektörün sorunları yasal çerçevede çözülmeli ve sektör yıllardır beklediği yasasına kavuşmalıdır. Beraber olduğum bir çok yönetici sektörün geleceği ile ilgili negatif görüşlerini bildiriyor olsalar da biz turizm hizmetkarlarının motivasyonumuzu bozmadan çalışmaya devam etmesi, sektörün gelişmesi ve öyle büyümesi ki, artık ne bizim hizmetlerimiz göz ardı edilebilsin, ne de söylediklerimiz kulak ardı edilsin. Yani her şeye rağmen doğru bildiğimizi yapmalı, gelen ziyaretçileri elimizdeki bütün olanakları kullanarak memnun ve mutlu halde göndermeli ve yeni gelenleri de aynı şevkle karşılamalıyız. Bir çok turizmcinin ne kadar maliyet baskısı altında çalıştığını, hangi zorluklarla personel bulduğunu, gemisini karaya oturtmadan hayata devam edebilmek için ne kadar zorlandığını biliyorum. Bunlar bizleri yıldırmamalı. Bizler bu ülkeye ve ülkenin turizmine kendimizi adamış insanlarız. Zorluklarla mücadele ederek ülkenin bu günlere gelmesinde ne kadar gündeme gelmese de emeğimiz çok büyük. Düşünsenize hayatında oteli sadece uyumak için kullanmış birçok yatırımcı sonradan girdikleri otelcilik sektöründeki ilk bilgileri sizlerden almadılar mı?  Birçok turizmci yetiştirdiğiniz gibi, birçok yatırımcıya da önderlik etmediniz mi? Bu kadar önemli ve büyük sektörün temelini oluşturan otelcilik mesleğinin ülkemizde bir yasasının olmaması ve otel yöneticiliği ile ilgili hiçbir özellik aranmıyor olması birçok profesyonelin geleceğe karamsar bakmasına neden olmaktadır. Bu durumun ortadan kalkması sadece ve sadece yasal çerçevenin belirlenmesi ve otel yöneticiliğinin meslek olarak kabul edilmesiyle mümkün olacaktır. Berber dükkanı açmak için bile ustalık belgesinin arandığı ülkemizde otel açmak için hiçbir lisanslı kişinin aranmaması, otelciliği meslek edinmiş veya edinmek isteyen birçok kişiyi sektörden uzaklaştırmaktadır. Düşünün koskoca bir geminin başındaki kaptanın kaptanlık ehliyeti yok. Bu nasıl büyük bir risk? Ve bu büyük riski acaba kimse görmüyor mu? Otelcilik ve konaklama sektöründe standartlar belirlense bu tesisleri yönetecek kişilerin bu konudaki yeterlilikleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenip denetlense, sanıyorum ülkemizin turizmde alacağı yol hızlanır. Ve yatırımcıyı memnun etmekle uğraşan birçok yöneticimiz enerjisini misafiri memnun etmeye harcar. Memnun misafir daha fazla ödemeyi kabul eder, böylece fiyatlar artar ve uzun vadede yatırımcı da misafir de memnun olur. Kazanan ülkemiz ve Türk turizmi olacaktır. Her şeye rağmen yazmaya, konuşmaya devam etmeli ve doğru bildiğimiz işleri gereğinde diplomatik olmayı da unutmadan yapmalı, çıktığımız yoldan geri dönmemeliyiz. Bu ülke daha iyi günlere layıktır. Sizler de öylesiniz. Sevgiyle kalın...