Türkiye geliyor

2008'in ilk üç ayının turist rakamlarına baktığımızda yılın iyi geçeceği görünmekte, Nisan ayı beklenenin altında geçiyor, nedeni Almanya pazarında tatil olmaması ve Almanların seyahat ettikleri Paskalya tatilinin bu sene Mart ayına kaymasıdır. Buna rağmen şu ana kadar gelen rezervasyonlara bakıldığında Türkiye'nin yeni bir rekora koştuğunu söyleyebiliriz.  Ülkemize olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Birkaç yıl öncesine kadar belli pazarlardan misafir ağılayan ülkemiz neredeyse dünyanın her yerinden gelen misafirlere ev sahipliği yapmaya başlamıştır. Ulaşılan rakamlar 23 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşmış ve ülke dünya turizminden en fazla pay alan ilk 10 ülke arasında yerini almıştır. Sanıyorum gelen beş yıl içerisinde ilk beş arasında yer alacak potansiyele sahiptir. Yapılması gereken en önemli işler kanımca yeni turizm merkezlerinin hayata geçirilmesi yabancı büyük otel zincirlerinin ülkemizde daha fazla operasyon yapmalarını sağlayacak yeni bölgelerin oluşturulması gerekmektedir. Örneklere bakacak olursak Mısır, Dubai gibi bizlere ciddi rekabet oluşturan destinasyonlarda bu mantıkla yeni bölgeler oluşturulmakta ve yabancı otel kuruluşlarını ve tur operatörlerinin yapacakları yeni yatırımların önünün açılması gerekmektedir. Ülkemiz ciddi bir ziyaretçi sayısına ulaşmıştır. Hedef bundan sonra daha fazla para harcayan alım gücü daha yüksek olan misafir kitlesine ulaşmak olmalıdır. Ülkemiz sahip olduğu binlerce kilometreye ulaşan kıyı şeridiyle her türlü turizme olanak sağlamaktadır. Kısa bir kıyı şeridine sahip olan Dubai kıyı şeridini büyütmek amacıyla uzun çalışmalar yapmış ve sonuçta bütün dünyanın üzerinde konuştuğu uzaydan bile görünen Palmiye şeklinde denizi doldurmak suretiyle yaptıkları suni adalara yeni turistik tesisler yaparak geleceği planlamaktadır. Palmiye adasının üzerinde dünyanın tanınmış bir çok otel zinciri yatırımlarını sürdürmektedir. Bunların arasında bizleri gururlandıran Rixos grubuna ait bir otelinde inşaatı sürmektedir. Sanıyorum 2008 yılının son çeğreğinde açılacak olan tesis Türk bayrağının Palmiye adasında dalgalanmasını sağlayacaktır. Benzer çalışmalar Mısırda denizi doldurarak değil kanallar suretiyle denizi içeri taşımak suretiyle yapılmıştır. Bu çalışmaya en güzel örnek El Gouna projesidir. 38 milyon metrekare alanda kurulmuş olan resort'ta 10 kilometre sahil şeridi, 16 uluslar arası otel,10.000 üzerinde yazlık, özel hava alanı, 100'den fazla restaurant ve bar faaliyet göstermektedir. 38 milyon metre karenin şu ana kadar 9 milyon metrekaresi kullanılmaktadır, geri kalan kısmının çalışmaları sürmektedir. Düşünün sadece kum ve denizden oluşan bu ülkeler turizm konusunda bu kadar yol alabiliyorlarsa turistin beklediği her şeyi bünyesinde bulunduran ülkemizin alacağı daha çok uzun bir yolu vardır. Kaldı ki bu ülkelerde misafire sunulan ürünlerin büyük çoğunluğunu ithal edilmektedir. Ülkemizde turizm için gerekli olan ürünlerin neredeyse hepsi kendi kaynaklarımızdan sağlanmaktadır. Bu nedenle bizlerle uzun dönemde rekabet etme şansları olmayacaktır.  Hal böyleyken zamanı iyi kullanmalı toplam 2007 verilerine göre 900 milyar olan dünya turizm gelirlerinden aldığımız payı daha yukarılara çıkarmak için doğru girişimlerde bulunmalıyız. Türkiye dünya turizm gelirlerinin sadece binde 2,5'ini almaktadır. Bunun kısa sürede katlanması mümkündür. Yapılması gereken yeni bölgelerin turizme açılması yerli ve yabancı yatırımcılara uzun dönemli teşviklerle ülkemizin turizm yatırımları kunusunda çekiciliğinin arttırılmasıyla yeni bölgelerin Türk turizmine kazandırılmasıdır. Bacasız Endüstri olarak nitelendirilen Turizm Türk ekonomisinin lokomotifi durumuna gelmelidir. Kendi kaynaklarıyla dışa bağımlılığı olmadan bu kadar büyük döviz getirme potansiyeli olan sektörün önü açılmalı bu günün hesaplarıyla değil geleceğin hesaplarıyla ülke hak ettiği yerlere getirilmelidir. Bu yapılırsa gelecek nesillere güçlü bir ülke bırakabilir ve dünya turizmine ismimizi daha büyük harflerle yazdırabiliriz. Türkiye geliyor ama bence daha güçlü ve daha hızlı gelebilir buda bizlerin ve turizm konusunda izleyeceğimiz politikanın elindedir. Yapmak veya yapmamak geleceği şekillendirecektir. Sevgilerimle