Turizm ve Çevre

Türkiye dünya turizm sektörünün yeni yıldızı parlayan ülkesidir. Türkiye'nin bu yakalamış olduğu trendi sürdürebilmesi kaynak pazarlardan gelen sinyallerin ancak doğru yorumlanması ve gerekli önlemlerin alınmasıyla mümkün olacaktır.  İyi fiyat hizmet ilişkisi konusunda Türkiye çok iyi bir imaja sahiptir. Bu olumlu imajın daha güçlendirilmelidir. Türkiye'ye daha önce gelmemiş olan yeni misafirlerin kazanılması için güçlü yanlarımız daha ön plana çıkarılmalı ve fiyat hizmet ilişkisindeki üstünlüğümüzün daha iyi kullanılması gerekmektedir. Bu tabi ki sadece uygun fiyatlı fırsatlar sunmak anlamına getirilmemelidir. Türkiyenin potansiyel misafirleri arasında kaliteli ve pahalı seyahatleri tercih eden büyük bir kısmın olduğu da unutulmamalıdır. Fiyat hizmet ilişkisi konusundaki dengenin korunması yani misafirin bedelini ödediği ve beklediği ürünün sunulması uzun süreli tekrar eden bir potansiyelin oluşmasına neden olacak ve Türkiyenin kalıcı misafir potansıyelinin artmasını sağlayacaktır. Dokunulmamış doğa ve bozulmamış çevre konusunda Türkiye'nin imajı pek iyi durumda değildir. Bunun nedeni turistik tesislerin ve muhteşem otellerin dışında misafirlerin izlenimlerinin iyi olmayışı, tesislerin dışından gelen çöp kokuları, yolların ve alt yapının Avrupa normlarının altında olmasına bağlanmaktadır. Bu konuda Türkiyenin alması gereken çok yol vardır. Örnek olarak Türkiyenin Turizm gelirinin  çok önemli bölümünü elde ettiği Antalya ili ve çevresindeki kara yollarının ve tesislere giden yolların yıllar geçmesine rağmen daha hala Avrupa normlarında olmamasını verebiliriz. Yolların bu durumu Türkiye gerçeğini birkez daha gözler önüne sermektedir. İnsanlarımızın çevre konusundaki eğitimleri yok denecek kadar azdır. Çöplerin çöp kutusuna atılması gerektiğini ilkokulda öğrenmemize rağmen uygulamada ne yazık ki hep beraber sınıfta kalmaktayız. Buda Turistin gözünde bakımsız çevre imajı oluşturmaktadır. Sahillerimizin güzelliği, kumumuzun kalitesi bilinmektedir ama aynı zamanda sağlıklı çalışmayan arıtma tesislerimiz, denize bağlanan kanalizasyonlar ve iyi kontrol edilmeyen atıklar nedeniyle denizlerimiz hergeçen gün kirlenmekte ve Mavi Bayraklarımız tehlikeye girmektedir. Türkiye'de turizm sektöründe çevreye duyarlılık henüz gelişme aşamasındadır. Sadece çevre standlarının oluşturulması değil gerekli uygulamaların yapılması gerekmektedir. Çöp ayrıştırma, çöp azaltıcı satın alma faaliyetlerinin arttırılması, personelin konudaki hassasıyetinin arttırılması sayabileceğimiz bazı uygulamalardır. Bu konular elele verilerek çözülebilecek sorunlardır ve Türkiye bunlarla başa çıkabilecek yeteneğe sahip bir ülkedir. En büyük avantajımız olan sıcakkanlılığımız ve misafirperverliğimiz bizleri zaten rakiplerimize göre avantajlı konuma getirmektedir. Bu var olan özelliklerimize çevre bilincini ekler, fiyat hizmet ilişkisi konusundaki avantajımızıda iyi korursak turizm pastasından alacağımız pay gittikçe büyüyece ve bizler bu güzel ülkenin vatandaşları yaptığımız işle övünecek ve nesiller boyu Turizm ağacının meyvelerini keyifle yiyeceğiz. Dünya turizminde ilk on arasında yer alan ülkemizin hedefi en kısa sürede ilk beşe girmektir. Sevgiyle kalın....