Turizm Gündemi

Son günlerde çok konuşulan bazı konulara değinmek istiyorum.   Ülkemiz turizmi çok büyük adımlarla bugün bulunduğu noktaya geldi. Bu adımların hep böyle büyük devam edeceğini hep beraber planladık ve yine büyük adımlarla devam etmeyi umduk. Ne oldu? 2007 'den 2008'e geçerken doluluk açısından iyi geçen bir yılın ardından otel fiyatlarında ciddi artışlara gittik. Ekonomik baskıların artması ve artan maliyetler bu fiyat artışında otelciyi haklıda kılmaktaydı. Bunun üzerine gelen büyük tur operatörlerinin arasındaki rekabette otelcilerin fiyat artışlarını kabul ettirme şanslarını arttırdı. Kabul ediyorum sürekli artan maliyetler bizleri fiyat artışına zorlamakta. Bunun sonucu olarak açıklanan paket fiyatları 2007 yılının üzerine çıktı. Belli bir alım gücü olan potansiyel Türkiye tatilcisi sonuç olarak bütçesi doğrultusunda ödeyebileceği tesis arayışına girdi. Bunun sonucudur ki şu günlerde Alanya bölgesi dolup taşmakta ve Belek bölgesinde doluluk problemi yaşanmaktadır. ( Doluluk problemi derken oteller boş değil ama ağustos ayında alışık oldukları gibi % 100 dolu değiller) Çok somut bir örnek vereyim. İki sene önce Belek'te kalitesiyle ön plana çıkan ultra bir tesiste tatil yapan bir misafir, geçen sene Kemer'de daha düşük seviyede bir 5 yıldızlı tesiste konakladığını ve bu sene aynı misafirin Alanya'da daha düşük seviyede bir tesiste konakladığını ve kendisine sorulduğunda da tatile ayırabileceği paranın belli olduğunu ve bu parayla bu tesislere gelebildiğini belirtti. Düşünün iki sene önce Belek'te ultra tatil yapan misafir, şu anda aynı parayla ancak Alanya bölgesinde orta sınıf bir tesise gelebiliyor. Petrol fiyatlarının artışı paket fiyatlarına yansımış ve ürünü daha da pahalı hale getirmiştir. Bu yaşadığımız gerçek, bizim maliyetlerimiz artıyor ama potansiyel misafirimizin geliri aynı yerde sayıyor. Bu konuyu atladığımızı ve o gelmezse nasıl olsa başkasının geleceğini düşünüyoruz. Diğer konu geçenlerde İngiliz basınında yer aldığı gibi ülkemiz hala ucuz tatil ülkesi imajını üzerinden atmamışken; neden hala 7 yıldızlı ultra tesisler yapmaya ve bu tesisleri bu fiyatlara satmaya çalışıyoruz.? Ülkenin imajını değiştirmek için özel bölgeler olmalı ama ülkemizin gerçeklerini göz ardı etmemeliyiz. Diğer önemli bir konu ise misafir sayısındaki artışa rağmen neden tesisler doluluk sorunu yaşıyor? Gayet basit, eskiden iki hafta kalan bir çok misafir artık sadece bir hafta ile yetiniyor. Bir milyon iki haftalık misafir iki milyon bir haftalık misafire eşit konaklama yapar. Sayısal olarak artan turist sayısından söz ediliyor ama bu gelenlerin konaklama sürelerinden kimse bahsetmiyor. Dolulukların az olmasının nedeni bence konaklama süresidir. Bunun yanında ev sahipliği yaptığımız misafirler, artık ülkemizi çok iyi tanıyorlar. Ağustos ayında yüksek sezonda ödeyeceği paranın çok daha azına eylülde tatil yapabileceklerini çok iyi biliyorlar. Göreceksiniz çok iyi bir eylül geçireceğiz. Hem hava daha güzel hem de fiyatlar daha uygun... Bütün bunlar yetmiyormuş gibi otellerin yüksek sezon doluluklarında önemli yer tutan İç Pazar, ülkemizdeki belirsizlik ortamı nedeniyle istenildiği gibi gitmeyince bir çok otel alışmış olduğu % 100 yüksek sezon doluluklarını yaşayamadı. Ama bu kanımca karamsar olunması gereken bir durum değil. Aksine gelecek için ders çıkarılması dereken bir durumdur. Turizm ve otelcilik zor ve riskli bir sektördür. Çok hassas yapısı en küçük olayda hastalanmasına neden olmaktadır. Ama gelişme ve ilerleme ancak sınırların zorlanması ve her durumdan ders çıkarma sayesinde olmaktadır. Türkiye'nin yıldızı bütün pazarlarda parlamaktadır ve cazibesi her geçen gün artmaktadır. Adımlarımızı daha dikkatli atmalı, otelcisi, tur operatörü el ele destek olarak ülkemizi geleceğe taşımalıyız. Sevgiyle kalın...