Kış sezonuna kalanlar

Turizm sektörünün en zor dönemi bildiğiniz gibi kış aylarıdır. Yüksek personel sayılarıyla yaz sezonunu geçiren oteller kışın düşük doluluklar nedeniyle personel sayılarını azaltmak yoluyla kış sezonunda zararı en düşük seviyede tutmaya çalışırlar. Hedef para kazanmak değil, eldeki personeli kaybetmemek çalışan personele kış aylarında da iş olanağı sağlamaktır.  Bu nedenle eldeki en iyi çalışan kemik kadro kış aylarındada çalıştırılarak elde tutulur. Benim son dönemde gözlemlediğim ve yakın bir süre önce yakın bir tanıdığımla üzerinde konuştuğum konu, kışın açık olan otellerin personelinde hissettiğimiz motivasyon düşüklüğü oldu. Sanki kış geldi ve onlar çalışıyorlar ama aynı zamandada kış uykusundalar. Çok dikkat etmemiz gereken bir noktada olduğumuzu düşünmekteyim. Nedeni sanıyorum ki; kış aylarında tutulan kadrolu elemanlar yavaş yavaş İspanya'da ve diğer doymuş olan destinasyonlarda da yaşanan "Ben nasıl olsa kadroluyum, bana bir şey olmaz" mantığıyla çalışıyorlar. "Kış müşterisi zaten ne ödüyor ki, boş ver" zihniyeti onların bu şekilde davranmasına zemin oluşturuyor. Dikkat edilmesi gereken konu kış aylarında gelen misafir ne öderse ödesin belli bir hizmet beklentisiyle ülkemize geliyor olması ve biz yeniden gelmesini istiyorsak çelışanlarımızı uyarmalı ve rehavete kapılmalarını önlemeliyiz. "Türkiye de İspanya gibi olmuş" düşüncesi bir oturursa, kışın gelen üç beş sürekli Türkiye hayranını da kaybedebiliriz. Sıradanlaşırsak sonuçta sıradan misafir ağırlar ve hiç bir zaman ülkemizi hak ettiği fiyat seviyelerine getiremeyiz. Operasyonun kışı yazı aynı olmalı ve kanımca kış misafirine daha fazla servis yönünden önem vermeliyiz. Yaz sezonunda güneş ve deniz bir çok açığı doğal olarak örtmektedir. Kışın güneş az denize girilemiyor ve misafir zamanının çoğunu otel içerisinde değişik mekanlarda geçiriyor. Kış aylarındaki en büyük avantajımız olan doğal misafirtperverliğimizi korumalı ve kış aylarında ülkemizi ziyaret eden misafirlerimizi elimizden geldiği kadar memnun etmeli ve yeniden gelmelerini sağlamalıyız. Kış aylarını ülkemizde geçiren kesim misafirler arasında en sadık olanlardandır. Ben hatırlıyorum, eşyalarını bile götürmeden önümüzdeki kış görüşmek üzere diye ayrıldığım ve her sene yanlarında başka misafirleride getiren para problemi olmayan hayatlarının sonbaharını ülkemizde geçirenler insanlar var. Bu sayıyı arttırmak sadece ve sadece bizim elimizde. Yeterki onlardan gerekli servisi ve güler yüzlülüğümüzü esirgemeyelim. Giderek yaşlanmakta olan avrupa ülkelerinden gelip ülkemizde kendilerini iyi hisseden kesim bizim kış operasyonunu ayakta tutmamızı sağlayacak bir potansiyele sahiptir. Bu konuyu unutmamalıyız. Personel arasında yüksek sesle konuşmalar, misaifiri izlememek ve isteklerine kulak asmamak bizi hedefimizden uzaklaştıracak sorunlardır.  "Bırak beklesinler" "Boş ver" gibi tavırlarla bu insanları kaçırmak ülkemizi zedeleyecektir. Sektörde sezonu 12 aya çıkarabilmek için gelen misafiri iyi analiz etmeli ve misafir odaklı programlar sunmalıyız. Kış aylarında gelen misafirler yaza göre daha az ödüyorlar, bunu kabul ediyorum. Kabul etmediğim zaten orada olup bu misafirlere hizmet etmekte olanların aynı mantıkla zaten ne ödüyorlar ki diye düşünüp misafiri göz ardı etmeleridir. Elimizdeki olanaklar şu anda bu, bunu daha iyiye götürmek sadece ve sadece hizmet seviyesini bütün rakiplerimizden daha iyi seviyeye çıkartmaktan geçmektedir. Bunu gören misafir emin olun zaman içerisinde daha fazla ödemeyi kabul edecektir. Unutmayın geleceğe yatırım yapıyoruz. Bu günden iki sene sonrasının tohumlarını ekiyoruz. Her misafiri memnun göndermek, onları ciddiye almak ve isteklerine olanaklar dahilinde ve hemen cevap vermek bizi 12 ay turizm yapılan ülke konumuna getirecektir. Sevgiyle kalın.