Kiev´den nameler

Sezon öncesi bizler için en önemli fuarlardan bir tanesi de Kiev'de yapılan turizm fuarıdır. Gün geçtikçe bizler için önemini arttıran Ukrayna pazarını izlemek ve diğer rakip ülkelerin pazardan pay alma çalışmalarını görmek ve ürünlerimizi sunmak için Kiev'in yolunu tuttuk.   Uçakta çok sevdiğimiz abimiz Sayın Nizamettin Şen ile hoş sohbet muhabbet uçarken, hemen önümüzde oturan Ukraynalı bir misafir bizim gazete hışırtılarımızdan yada muhabbetimizden rahatsız olacak ki ikide bir arkaya yani bizlere doğru sert bakışlar atmaktaydı. Sonra kıllık olsun diye yaptığına eminim koltuğunu arkaya doğru yatırdı ve yemek sırasında ısrarla kaldırmadı. Yemek tepsisi elimde kabin amirini çağırdım. O da Ukraynalı... Kendisinin yapabileceği bir şeyin olmadığını öndeki misafiri bu konuda zorlayamayacağını söyledi. Dedi ki bu uçağı Türkler kiraladılar ve kapasitesinin üstünde koltuk koydular bu yüzden sıkışıklık var. Bunun üzerine Nizamettin abi aldı sazı eline söylemediğini bırakmadı. Bu sırada öndeki Ukraynalı ayağa kalktı ve Nizam abiyle beni dövecekmiş gibi dayılanmaya başladı. Nizamettin abi herifi oturttuğu gibi koltuğuda kaldırttı. Adam sizinle Ukrayna da görüşeceğiz gibi tehditler savursada sonrasında hiç bir şey olmadı sanıyorum. Adam Nizamettin abiden korktu. Neyse aldık eşyalarımızı tuttuk Kiev'in yolunu bu arada da Kiev'de otel sayısı fazla olmadığı için ciddi bir sektör olarak özel evlerin kiralanmasıyla ilgili ciddi bir sektör oluşmuş. Bizim satış müdür yardımcımız Umut; bana ve kendisine bir hafta öncesinden iki daire ayırmış hatta bana ayrılan 2 oda bir salonmuş. Ben de Nizamettin abiyi davet ettim 'beraber kalırız' diye... Hep beraber bizi almaya gelen arkadaşla konaklayacağımız dairelere doğru yola çıktık. Konaklayacağımız binaya girerken 'acaba nereye geldik' diye düşünmedim değil ama daireye girince fikrimiz değişti. İki oda dedikleri bir oturma odası ve bir yatak odasından ibaret. Tamam biri bu da diğeri nerde? Demezler mi sadece bu var ikincisi yok. Adamlar iyice şorta düşmüşler ama şortu çözme şansları yok. Orada bizim Umut koptu. 'Bana yer yok' yanımızda misafir var ona yer yok. Bu arada Nizamettin abi boş durur mu başladı laf sokuşturmaya... Umut evi kiralayacak olan adama öyle yüklendi ki adam sonunda bizim bavulları dışarıya taşımaya başladı. 'Tamam istemezseniz gidebilirsiniz' dedi. Eeee istemezsek nereye gideceğiz? Sonuçta adamı yatıştırdık da hiç olmazsa bir yerimiz olsun diye daireyi kiraladık. Aynı zamanda turizm, yat ve denizcilik ve hediyelik eşya fuarı olduğundan Kiev'de her yer dolu... Umut başladı bize yer aramaya ama nafile hiç bir şey bulamadık. Nizamettin abi yeğeniyle kalmaya karar verdi ve bizden ayrıldı ve biz de sonuç olarak Umutla dairede kaldık. Nizamettin abiye rezil olduk ama ne yapalım durum bu.. Artık uzun süre dilinden düşmeyiz.. Hep söylediği iki oda bir salon... Fuar gerçek anlamda kendini bulmaya başlamış durumda... Çok yoğun bir ilgi olduğu gibi diğer ülkelerden de çok yoğun bir katılım var. Alan olarak en büyük stand Türkiye'ye aitti ve en yoğun ziyaret edilen standlar Türk standlarıydı. Ukrayna pazarı çok ciddi bir ivmeyle büyümekte ve ülkemiz bu pazarda da lider konumunu uzun süre sürdürecek gibi gözükmektedir. Göz ardı edilmemesi gereken kanımca en büyük rakip Mısır şu anda bize problem yaratmaktadır ama kısa ve orta vadede daha büyük problem oluşturacaktır. Özellikle 12 aya yaymaya çalıştığımız Türk turizminin önündeki engellerden en önemlisi sürekli iyi hava garantisiyle Mısır olacaktır. Özellikle Mart, Nisan ve Ekim, Kasım aylarında iklim avantajından dolayı ciddi turist akımına uğramakta ve bizim sezonu uzatma konusunda çabalarımızı zorlaştırmaktadır. Belki yine yıllar önce yaptığımız gibi yılın bu aylarındaki rezervasyonlara hava garantisi vermemiz bizim avantajımıza olabilir. Yada başka çekici programlarla misafirin ülgisini ülkemize çevirmemiz gerekliliğini düşünmekteyim. Bu haftalık ta bu kadar hepinize iyi günler...