Babalar ve kızları..

Sevgili Sabah Akdeniz okuyucuları bu gün Babalar Günü ve ben sizlerle tarafıma internetten ulaşan aşağıdaki güzel satırları paylaşmak istedim.   0 yaşında  Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey  benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.  Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam  babam olsa gerek. 5 yaşında  Baba : Prensesim benim, güzel kızım.  Söyle bakalım baban sana ne alsın?  Kızı : En çok babamı seviyorum.  Babam, niye annemle uyuyor?  Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin. 10 yaşında  Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?  Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce  babam gibi erkekle evleneceğim.  Babam bu ay harçlığımı arttırır mı? 15 yaşında  Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe  geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü  bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.  Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim  kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından  nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım? 20 yaşında  Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden  giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya  başladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun  zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de  sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor.  Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor.  Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına  ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım.  Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık! 25 yaşında  Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum.  İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi.  Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.  Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi  takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu  bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor.  Kendi hayalindeki damat değil ya!  Sanki birlikte yaşayacak olan o. 30 yaşında  Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık  biraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı  da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden  fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...  Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba.  Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.  Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi. 40 yaşında  Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi  yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde  düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine  hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı  bütün problemleri bana sorardı.  Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla  asla politik tartışmalara girmeyeceğim.  Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor.  Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçi  son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.  Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman  dilediği gibi bir evlat da olamadım. 45 yaşında  Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel.  Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi  kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.  Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu  kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep  ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma! 50 yaşında  Baba : Dünyada mutlu kal kızım !  Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.  Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım  edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol.  Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,  arada sırada işaretler yolla mesela.  Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım? 55 yaşında  Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım.  Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, çünkü  "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.  Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm  her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu? Seni çok seviyorum babacığım, keşke sana bunu daha sık söyleyebilseydim... Hepinizin özellikle kız babalarının babalar gününü candan kutluyor ve Milli takımımızın babalara güzel bir babalar günü armağanı vermesini gönülden diliyorum. Sevgiyle kalın....