Öğrencilerinin Hocası ve Hepimizin Üstadı Atalay Tüzün.

Antalya’da ilk çalışmaya başladığım yıl (1978) Turizm Bölge Müdürlüğü’nde görevli arkadaşlarla sohbet ederken, Antalya’nın birçok özelliği ve güzelliği olduğu halde neden ülke ve turizm piyasalarında yeterli payı almadığından yakınıyoruz.  Arkadaşlarımız, Antalya’da Turizm Bölge Müdürlüğü ( o dönemde Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsıyordu) açılmadan önce ( Turizm Bakanlığı 1963 yılında kurulmuştur) bu amaçla kurulmuş, Antalya’yı Tanıtma ve Turizm Derneği olduğunu ve geçmişte çok etkin ve yararlı çalışmalar yaptığından söz ediyorlar.   Söz sözü açıyor, geçmişe yönelik bir yolculuk başlıyor, derneğin etkin olmasında emeği geçenlerden ve 1961-1963 yılları arasında Başkanlığını yapmış olan Atalay Tüzün Bey’in halen Almanya’da olduğunu söylüyorlar. Durum bana giderek ilginç gelmeğe başlıyor, bir turizm derneğinden Almanya’ya nasıl gidildiğini merakla soruyorum. Arkadaşlar anlatmağa devam ediyor. Meğer Atalay Bey Antalya Lisesi’nde Almanca öğretmenliği yaparken, yetenekli gençleri etrafında topluyor ve bu dernek çatısı altında Antalya ile ilgili bilgi almak, danışmak için gelen turistlerle konuşarak yabancı dillerini ilerletmeleri için onları özendiriyor. O sırada dernek merkezi Cumhuriyet meydanında, Antalya’nın turizmle ilgili tek kuruluşu. Dernek, 1949 yılında kurulmuş ve Atalay Bey Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan üçüncü kişi. Antalya’ya gelen Türk, yabancı herkes buraya uğruyor. Her dilde bilgi veriliyor, başta Dernek Başkanı olmak üzere tüm genç öğrenciler canla başla çalışıyorlar.   Konuşma ilerledikçe arkadaşların anlattıkları daha farklı bir boyut kazanıyor. Atalay Hoca, Turizm Bakanlığı kurulduktan sonra Antalya’da bir birim açmak gerektiğinde akla gelen ilk isim oluyor ve 1963 yılında Milli Eğitim Bakanlığından ayrılarak, Turizm Bakanlığı’na geçiyor ve Antalya Turizm Bölge Müdürlüğü’nü kurmakla görevlendiriliyor. İlk Turizm Bölge Müdürü olarak, beş yıl kendisinin oluşturduğu ekiple çok güzel çalışmalar yapıyorlar. 1968 yılında ise Almanya’da Frankfurt Turizm ve Tanıtma Ataşeliği görevine atanıyor.   Kısacası, Antalya’da başarılı çalışmalar yapmış olan Atalay Beyi bu kez sadece bir bölgeyi değil, tüm ülkeyi Almanlara tanıtmak için seferber olurken görüyoruz. Düşünün, Turizm Bakanlığı kurulalı beş yıl olmuş, Bakanlığın kuruluş aşamalarında ve Almanya’da tanıtım çalışmalarında yokluklar, eksiklikler devam ediyor. Fakat, Atalay Bey her zamanki nezaketi ve candan yaklaşımı ile pratik çözümler buluyor, orada Almanlarla çok yakın ve güzel ilişkiler oluşturuyor. Türkiye’nin tanıtımı için her yolu deniyor. Her fırsatı değerlendiriyor. 1974 yılında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nda Tanıtma Genel Müdür Yardımcılığı’na atanıyor ve 1977-1982 yılları arasında ise tekrar Almanya’da bu kez Münih Turizm ve Tanıtma Ataşesi olarak görev yapıyor.   Yurtdışı görevi bitince, Atalay Tüzün’ü Turizm ve Tanıtma Bakanlığı Turizm Genel Müdürü olarak tekrar Ankara’da görüyoruz. Görüyoruz diyorum. Çünkü ben kendisi ile 1982 yılında Genel Müdür olduğunda, Bakanlık’taki bir toplantı sırasında karşılaşıyorum. O sırada ben Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi’nde çalışıyorum ve Bakanlıktaki Projenin Koordinasyon Toplantısında tanışıyoruz. Önce Antalya’dan geldiğimizi bildiği için bize ilgi gösterdiğini düşünüyoruz. Biraz sonra, Atalay Bey’in sadece bizimle değil, toplantıya katılan herkesle ayrı ayrı ilgilendiğini fark ediyoruz. Belki öğretmenliğinden gelen çevresindeki gençlere yardımcı olma, mesleki deneyimleriyle karşısındakinin dertlerini anlama ve sorunlara çözümler getirişi kendisi hakkında duyduklarımızdan da öte, farklı bir devlet adamı, saygıdeğer bir insan olduğunu görüyor ve böyle bir büyüğümüz olması nedeniyle kendisiyle gurur duyuyor ve aramızda örnek olarak gösteriyoruz.   Bakanlıkta bu dönem, yeni atılımların, yeni girişimlerin yapıldığı bir dönem. Örneğin, 2634 sayılı Turizm Endüstrisini Teşvik Yasası Mart 1982 yılında çıkarılıyor. Bir taraftan Türkiye’de bir ilk, Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi 1995 yılına kadar Antalya’nın Güneybatısında tüm altyapı ve sosyal üstyapılarıyla 25.000 yatak kapasitesi yaratılması hedefi ile planlama ve uygulama çalışmaları yürütülüyor.   Türk turizmine ‘Turizm Bölgesi, Turizm Merkezi, yatırımcılara kamu arazisi tahsisi’ gibi yeni kavramlar giriyor, bu nedenle de Turizm Bakanlığı’na, Turizm Genel Müdürü’ne de çok gelen giden oluyor, bilir bilmez turizm yatırımı yapmaya girişenlere lâf anlatmak, diğer bakanlıkların görevlilerini turizm konusunda bilgilendirmek ve yönlendirmek gerekiyordu. Bu ağır tempo, geçmişte gerek yurtiçinde, gerekse yurt dışında her zorluğun, yokluğun üstesinden gelmiş Atalay Tüzün’ü yormaya başlıyordu.   Atalay Bey, o sevecen tavrı ile bizlerle her karşılaştığında Antalya’daki çalışmaların nasıl gittiğini, hangi aşamalara gelindiğini, neler yapıldığını sorar, olumlu yanıtlar alınca da çok sevinirdi.   Turizm Genel Müdürlüğü’nde devam eden özverili çalışmaları sırasında, bana “Avni çok yoruldum!” diye söz etmişti. Nitekim 1984 yılında emekliliğini istedi ve Turizm Bakanlığı’ndan ayrıldı. Turizm Bölge Müdürlüğü’nden Frankfurt’a  Turizm ve Tanıtma Ataşesi olarak gittiğinden 16 yıl sonra, tekrar Antalya’ya doğduğu topraklara dönüyordu.   Atalay Tüzün’ü yakından tanıyanlar bilirler, kolay kolay bir köşede oturabilecek birisi değildi. Nitekim emekli olmasına rağmen bazı çalışmalar içine girmişti. Alman hükümeti tarafından 1988 yılında Almanya Federal Cumhuriyeti Antalya Fahri Konsolosu olarak atandı. Bu atamaya en çok sevinenler ben de dahil, turizm sektöründeki seyahat acentaları ile otelci arkadaşlarımız oldu. Çünkü o dönem Antalya Havalimanı Uluslar arası yolcu ve kiralık uçak trafiğine açılmıştı ve özellikle Almanya ile iyi ilişkilere herkesin ihtiyacı vardı. Atalay Bey de bu işlerin üstadı idi. Bu sırada Atalay Tüzün’e, Almanya-Türkiye turizminin geliştirilmesine katkılarından dolayı, 1993 yılının Kasım ayında yapılan bir törenle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın en üst katındaki toplantı salonunda Almanya Büyükeliçisi tarafında Alman Liyakat Nişanı verildi. Görüldüğü üzere Atalay Beyin, iki ülke turizmine olan katkıları sadece bizler tarafından değil Alman Hükümeti tarafından da önemli bir nişanla taçlandırılmış oldu.    Atalay Bey, çeşitli sempozyum ve toplantılarda turizm ve tanıtım konularında tebliğler sunmuş ve çeşitli makaleler yayınlamıştır. Antalya’da turizmle ilgili olan hemen hemen her toplantıda ya organizatör, ya konuşmacı, ya da oturum başkanı olarak yer aldı.  Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği kuruluşundan tam bir sonra 06 Ocak 1993 tarihinde Atalay Tüzün’e ülke turizmine ve tanıtım hizmetlerine katkıları nedeniyle Onur Üyeliği’ne seçti. Aynı gün düzenlenen bir törenle de onur üyeliği plâketi kendisine sunuldu.   Gerek Turizm Bakanlığı’ndaki çalışmalarında, gerek Antalya Alman Fahri Konsolosu olarak kendisinden ülkemize, kentimize ve buraya gelmiş Alman turistlere çok büyük yardımı ve desteğini yakından görmüş ve yaşamış birisi olarak ondan çok şeyler öğrendiğimi her fırsatta gururla söylerim, çevremdekilere anlatırım. Devlet Adamlığının ciddiyetini, ilkeli davranışlarını tavır ve davranışları ile hissettiren, yerine göre bizlere dostça bir tavırla nazik bir şekilde sergileyen, candan, sevecen Atalay Ağabeyimizi 2 Şubat 1994 günü kaybettik.     Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, bir kadirşinaslık göstererek 20 Haziran 2007 günü şehrin merkezinde bir sokağa ‘Atalay Tüzün’ adının verilmesi, herkesi olduğu gibi beni de duygulandırdı ve bu yazıyı kaleme almamı sağladı. Bu konuda önderlik eden herkese, Atalay Tüzün Ağabeyimizi  bir kez daha sevgi ve saygıyla anmamıza aracı oldukları için teşekkür ederim. Ne mutlu onun izinden yürüyenlere…